
7592 Sayılı Kanun ile Üniversitelere Dönüş Hakkı: 2026 Öğrenci Affı Düzenlemesi
7592 sayılı Kanun ile getirilen 2026 öğrenci affının kapsamı, başvuru süresi, yararlanma şartları, istisnalar ve Jandarma, Polis Akademisi ile MSÜ öğrencileri bakımından uygulanmayan hükümler.
Üniversiteden İlişiği Kesilen Öğrencilere Yeniden Öğrenim Hakkı
30 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7592 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunla 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen Geçici 85. madde ile yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen veya üniversiteye kayıt hakkı kazandığı hâlde kayıt yaptırmayan belirli kişilere yeniden öğrenime başlama imkânı tanınmıştır.
Kamuoyunda "öğrenci affı" olarak ifade edilen bu düzenleme; önlisans, lisans, lisans tamamlama ve lisansüstü öğrenim gören veya bu öğrenimlere kayıt hakkı elde eden kişileri belirli şartlarla kapsamaktadır.
Düzenlemenin en önemli özelliği, ilişik kesilme nedenine ilişkin oldukça geniş bir kapsam öngörmesine rağmen, bazı ağır suçlardan mahkûmiyet, terör örgütleriyle bağlantı ve sahte belge gibi belirli hâlleri açıkça kapsam dışında bırakmasıdır.
Kimler Öğrenci Affından Yararlanabilecek?
2547 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 85. madde uyarınca, yükseköğretim kurumlarında;
- hazırlık dâhil bütün sınıflarda,
- intibak programlarında,
- önlisans,
- lisans tamamlama,
- lisans ve
- lisansüstü
öğrenim gören öğrencilerden, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilişiği kesilmiş olanlar, belirlenen istisnalar dışında yeniden öğrenim hakkından yararlanabilecektir.
Burada dikkat çeken husus, ilişiğin kesilme sebebinin kural olarak önem taşımamasıdır. Öğrencinin kendi isteğiyle ilişiğini kestirmiş olması da düzenlemeden yararlanmasına engel değildir.
Bunun yanında, bir yükseköğretim programını kazanarak kayıt hakkı elde ettiği hâlde çeşitli nedenlerle kayıt yaptırmayan kişiler de düzenlemenin kapsamına alınmıştır.
Dolayısıyla düzenleme yalnızca üniversiteden kaydı silinen öğrencileri değil, üniversiteye yerleştiği hâlde kayıt yaptıramayan kişileri de kapsamaktadır.
Hangi Durumlarda Öğrenci Affından Yararlanılamaz?
Kanun, kapsamı geniş tutmakla birlikte bazı durumları açıkça istisna olarak düzenlemiştir.
Buna göre aşağıdaki kişiler Geçici 85. maddede öngörülen yeniden öğrenim hakkından yararlanamayacaktır:
1. Belirli ağır suçlardan mahkûm olanlar
Aşağıdaki suçlardan mahkûm olanlar düzenleme kapsamı dışındadır:
- Terör suçları,
- Kasten öldürme suçları (TCK m. 81, 82 ve 83),
- İşkence suçu (TCK m. 94 ve 95),
- Eziyet suçu (TCK m. 96),
- Cinsel saldırı suçu (TCK m. 102),
- Çocukların cinsel istismarı suçu (TCK m. 103),
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (TCK m. 188).
Dolayısıyla öğrencinin yukarıda sayılan suçlardan mahkûmiyetinin bulunması, öğrenci affından yararlanmanın önünde açık bir engel oluşturmaktadır.
2. Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler
Kayıt işlemleri sırasında sahte belge veren veya sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilen kişiler de düzenlemenin kapsamı dışındadır.
Burada kanun koyucu, öğrencinin ilişiğinin kesilmesine neden olan fiilin niteliğine özel bir önem vermiştir. Dolayısıyla sıradan bir kayıt veya akademik başarısızlık nedeniyle ilişik kesilmesi ile sahte belge kullanılması nedeniyle kayıt iptali aynı hukuki sonuçlara tabi değildir.
3. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki belirli suçlardan mahkûm olanlar
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71. maddesinde düzenlenen suçlar nedeniyle mahkûm olanlar da öğrenci affından yararlanamayacaktır.
4. Terör örgütleri ve belirli yapılarla bağlantı nedeniyle ilişiği kesilenler
Terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara;
- üyeliği,
- mensubiyeti,
- iltisakı veya
- irtibatı
nedeniyle yükseköğretim kurumuyla ilişiği kesilen kişiler de düzenleme kapsamı dışındadır.
Bu nedenle, ilişik kesme işleminin dayanağının yalnızca disiplin veya akademik nedenlerden ibaret olup olmadığı değil, ilişik kesme işleminin hukuki sebebi de önem taşımaktadır.
Başvuru İçin Dört Aylık Süre
Düzenlemeden yararlanmak isteyen kişilerin en önemli yükümlülüklerinden biri, dört aylık başvuru süresine riayet etmektir.
Başvuru, kişinin;
- ilişiğinin kesildiği yükseköğretim kurumuna veya
- kayıt hakkı kazandığı yükseköğretim kurumuna
yapılacaktır.
Başvurunun, kanunun yürürlüğe girdiği 9 Ağustos 2026 tarihinden itibaren dört ay içerisinde yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle, düzenlemeden yararlanmak isteyen kişilerin yalnızca af kapsamında olup olmadıklarını değerlendirmeleri yeterli değildir. Başvuru süresinin geçirilmemesi de hakkın kullanılabilmesi bakımından kritik önem taşımaktadır.
Öğrenime Ne Zaman Başlanacak?
Şartları taşıyan ve süresi içinde başvuru yapan kişiler, 2547 sayılı Kanun'un 44. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecektir.
Dolayısıyla düzenleme, geçmişte ilişiği kesilen öğrencinin eski öğrenci statüsünü herhangi bir değişiklik olmaksızın aynen devam ettirmesinden ziyade, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde yeniden öğrenime başlamasına imkân sağlamaktadır.
Bu noktada öğrencinin daha önceki akademik durumu, azami öğrenim süresi, ders durumu ve ilgili yükseköğretim kurumunun uygulaması bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Askerlik Tecili Bakımından Düzenleme
Geçici 85. madde yalnızca eğitim hakkına ilişkin bir düzenleme getirmemiş, yeniden öğrenime başlayanların askerlik durumuna ilişkin özel bir hükme de yer vermiştir.
Buna göre yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri, 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 20. maddesindebelirtilen usul ve esaslara göre yapılacaktır.
Ayrıca kanunun yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olan kişiler bakımından özel bir süre öngörülmüştür.
Askerlik görevini yapmakta olanların, terhislerini takip eden iki ay içerisinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları hâlinde düzenlemede öngörülen haklardan yararlanmaları mümkün olacaktır.
Bu nedenle askerlik hizmeti nedeniyle başvurusunu hemen yapamayan kişilerin, terhis tarihinden itibaren iki aylık özel başvuru süresini ayrıca dikkate almaları gerekir.
Yeniden Kayıt Yaptıranlara Yatay Geçiş İmkânı
7592 sayılı Kanun'un getirdiği önemli yeniliklerden biri de düzenlemeden yararlanarak yeniden öğrenci statüsü kazanan kişilere belirli şartlarla yatay geçiş imkânı tanınmasıdır.
Buna göre, yeniden kayıt yaptıran öğrencilerden;
- ÖSYS/YKS puanı,
- üniversiteye giriş yılı itibarıyla,
- aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına
sahip olanlar, söz konusu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecektir.
Ancak farklı bir diploma programına yatay geçiş bakımından otomatik ve sınırsız bir geçiş hakkı söz konusu değildir.
Kabul edilecek öğrenci sayısı belirlenirken;
- ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı,
- üniversitenin fiziki koşulları
dikkate alınacaktır.
Bu konuda uygulanacak usul ve esaslar ise ilgili yükseköğretim kurumlarının senatoları tarafından belirlenecektir.
Dolayısıyla öğrencinin yatay geçiş bakımından yalnızca gerekli puana sahip olması yeterli olmayabilir; ilgili üniversitenin belirlediği kontenjan ve diğer koşulların da karşılanması gerekecektir.
Açıköğretim Programlarına Yatay Geçiş
Düzenleme, yeniden öğrenci statüsü kazananlara açıköğretim programlarına geçiş bakımından da önemli bir imkân sağlamaktadır.
Geçici 85. madde kapsamında yeniden öğrenci olan kişiler, başvurmaları hâlinde;
- Anadolu Üniversitesi,
- Ankara Üniversitesi,
- Atatürk Üniversitesi ve
- İstanbul Üniversitesi
bünyesindeki açıköğretim önlisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecektir.
Bu hüküm, özellikle örgün öğretime devam etme imkânı bulunmayan kişiler açısından ayrıca önem taşımaktadır.
Bu uygulamanın usul ve esaslarını belirleme yetkisi ise Yükseköğretim Kurulu'na (YÖK) verilmiştir.
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve MSÜ Öğrencileri Bakımından Önemli İstisna
Düzenlemenin özellikle dikkat edilmesi gereken hükümlerinden biri, özel kanunlara tabi yükseköğretim kurumları bakımından getirilen istisnadır.
2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 85. madde açıkça;
- Polis Akademisi ve buna bağlı eğitim-öğretim kurumlarını,
- Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve buna bağlı eğitim-öğretim kurumlarını,
- Millî Savunma Üniversitesi'ne bağlı Harp Okullarını,
- Astsubay Meslek Yüksekokullarını ve enstitüleri
düzenlemenin kapsamı dışında bırakmıştır.
Bununla da yetinilmemiş; Millî Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte iken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrencilerin de bu hükümden yararlanamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Bu istisnanın temel nedeni, söz konusu eğitim kurumlarının Anayasa'nın 132. maddesi uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olmasıdır.
Dolayısıyla herhangi bir yükseköğretim kurumundan ilişiği kesilmiş olan bir kişinin 7592 sayılı Kanun kapsamındaki öğrenci affından yararlanıp yararlanamayacağı değerlendirilirken yalnızca üniversiteyle ilişiğin kesilme sebebine bakılması yeterli değildir. Öğrencinin hangi kurumun öğrencisi olduğu ve öğrenimin hangi statüde sürdürüldüğü de ayrıca incelenmelidir.
Sonuç: Her İlişik Kesme İşlemi Öğrenci Affı Kapsamında Değil
7592 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme, geçmiş yıllarda yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen veya üniversiteye yerleştiği hâlde kayıt yaptıramayan kişiler bakımından önemli bir yeniden öğrenim imkânı sağlamaktadır.
Bununla birlikte düzenleme, hukuki anlamda sınırsız bir "af" niteliğinde değildir. Kanun koyucu;
belirli suçlardan mahkûmiyet, sahte belge, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71. maddesinde düzenlenen suçlar ve terör örgütleri veya belirli yapılarla bağlantı nedeniyle ilişik kesilmesi gibi durumları açıkça kapsam dışında bırakmıştır.
Ayrıca Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve Millî Savunma Üniversitesi gibi özel kanun hükümlerine tabi eğitim kurumları ile belirli kurumların nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler bakımından da açık istisna getirilmiştir.
Bu nedenle öğrenci affından yararlanmak isteyen kişinin öncelikle;
- Daha önce hangi yükseköğretim kurumunda öğrenim gördüğünü,
- Hangi statüde öğrenci olduğunu,
- İlişiğinin hangi tarihte ve hangi hukuki sebeple kesildiğini,
- Kayıt sırasında sahte belge verilip verilmediğini,
- Hakkında kanunda sayılan suçlardan mahkûmiyet bulunup bulunmadığını,
- Terör örgütleri veya kanunda belirtilen yapılarla bağlantı nedeniyle işlem tesis edilip edilmediğini,
- Dört aylık başvuru süresinin geçirilip geçirilmediğini,
- Yeniden kayıt sonrasında uygulanacak 2547 sayılı Kanun'un 44. maddesindeki şartları
ayrıca değerlendirmesi gerekir.
Özellikle ilişik kesme işleminin disiplin cezası, azami öğrenim süresi, kayıt yenilememe, başarısızlık, kendi isteğiyle kaydını sildirme veya başka bir idari işlem nedeniyle gerçekleştiği durumlarda, somut olayın hukuki niteliğinin belirlenmesi önem taşımaktadır.
Bu kapsamda öğrenci affından yararlanma hakkının bulunup bulunmadığı, başvurunun hangi yükseköğretim kurumuna yapılacağı ve başvurunun reddedilmesi hâlinde izlenebilecek hukuki yollar somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
7592 sayılı Kanunla getirilen öğrenci affı düzenlemesi, her somut olay bakımından ayrı bir hukuki inceleme yapılmasını gerektiren kapsamlı bir düzenlemedir.